Blog

Çevre Kirliliği

Çevre kirliliği tüm dünya için ciddi bir sorundur. Artan nüfus, hızlı kentleşme, zehirli gazların salınımı gibi nedenlerle çevre kirliliği meydana gelir. Bu durumun hem kısa vadede hem de uzun vadede ciddi sonuçları vardır. Ayrıca insanlar, hayvanlar, doğal kaynaklar; çevredeki kirlilikten son derece olumsuz bir şekilde etkilenir.

Çevre kirliliği ile insanlığın doğuşu arasında doğrudan bir bağ kurabiliriz. İlkel insan toplulukları ateşi bularak, avlanarak ya da birtakım araç gereçler yaparak doğaya zarar vermeye başlamıştır. Örneğin ateşin bulunması sorucu orman yangınları yaşanır hale gelmiştir. Ancak bu yaşananları, ilk devirlerde doğanın kendi döngüsü içerisinde normal kabul etmek mümkündür. Asıl çevre kirliliğinin endüstri devrimi ile başladığını söyleyebiliriz. Sanayileşme ile köyden kente göç yaşanması, her yerde fabrika açılması ve insanların çevre bilinci olmaması sonucunda ciddi sıkıntılar yaşanmıştır.

Doğanın kendini yenileyeceğine dair duyulan inanç nedeniyle çevreyi korumak için ilk sanayi girişimlerinde herhangi bir tedbir alınmaz. Günümüzde alınan tedbirlerin ise kökeni çok eski değildir. Avrupa’da 1970’li; Türkiye’de ise 1980’li yıllarda yasalar çıkarılmıştır. Bu sayede sanayi tesislerinde çevreyi koruyacak düzenlemeler uygulanmıştır.


Çevre Kirliliği Nasıl Meydana Gelir?

Çevre kirliliğinin nedenleri olarak gösterilen pek çok etken vardır. Gerçek ve tüzel kişiler, çevre kirliliğine belli oranda katkıda bulunur. Açıklanan istatistikler, hangi ülkelerde daha fazla kirlilik olduğunu gösterir.
Avrupa Komisyonu ve Hollanda Çevre Değerlendirme Ajansı tarafından yapılan açıklamaya göre Çin, dünyayı en fazla kirleten ülkelerin başındadır. ABD, Rusya, Almanya ve İran gibi ülkeler de çevrenin kirlenmesine önemli seviyede katkıda bulunur. Aynı açıklamada deniz ve hava taşımacılığının kirliliğe en çok yol açan sektör olduğu belirtilir.


Atıklara Bağlı Kirlenme

Atıklar, çevre kirliliğinin en önemli sebeplerinden biridir. Atıklar toprağa, suya karışır. Bu atıklardan çıkan gazlar da havaya zarar verir. Türlerine göre atıklar şu şekilde sıralanabilir:
• Evsel atıklar: İçinde zararlı madde bulunmayan atıklardır. Ambalaj malzemeleri, yiyecek kalıntıları; evsel atıklara örnektir.
• Tıbbi atıklar: Hastane gibi sağlık ile ilgili işlerin yürütüldüğü yerlerde çıkan atıklardır. İlaçlar, iğneler, serum ambalajları; bu tür atıklara örnektir.
• Tehlikeli atıklar: Genellikle sanayi alanlarında ortaya çıkan atıklardır. Kimyasal maddeler, temizlik ürünleri, boya ve pil gibi atıklar buna örnektir.
• İnşaat atıkları: Yıkılan ya da inşa edilen yerlerde demir, tuğla gibi malzemelerden meydana gelen atıklardır.
Bazı atıklar yüz yıllar geçse de doğada yok olmaz. Türlerine göre bazı atıkların doğada yok olma süresi şöyledir:
• Plastik atıklar 450 yıl
• Alüminyum kutular 300 yıl
• Bebek bezi 550 yıl
Bu kadar uzun süreler boyunca doğada kalan atıklar; toprağa ve suya karışır. Toprakta bulunan zararlı maddeler, bitkilere zarar verir. Ancak dolaylı yoldan canlılar için de zararlar söz konusu olur. Besinlere ve sulara karışan atıklar, kanser başta olmak üzere farklı hastalıklara da yol açar.

Hava Kirliliği

Hava kirliliği farklı nedenlerden kaynaklanır. Isınmadan, motorlu taşıtlardan ve sanayiden kaynaklanan hava kirliliği olmak üzere bir sınıflandırma yapılabilir. Isınma kaynaklı kirlilik, özellikle kış aylarında ortaya çıkar. Kalitesiz kömür gibi yakıtlar, havaya zarar verir. Isınma sırasında havaya zarar veren gazlar şunlardır:
• Karbonmonoksit
• Kükürtdioksit
• Partikül maddeler
• Azotdioksitler
Motorlu taşıtlar, trafiğe çıktıkları andan itibaren havaya zarar vermeye başlar. Araçlardan çıkan dumanlar, gazlar ve araçların yol açtığı toz ve kir nedeniyle havada yoğun bir kirlilik oluşur.

Toprak Kirliliği

Toprak kirlenmesi, farklı değişkenlerden etkilenir. Havada oluşan kir, yağmurlarla toprağa ulaşır. Aynı zamanda çöplerin ayrıştırılmaması, tarım ilaçlarının gelişigüzel kullanılması gibi nedenlerle de toprak kirliliği oluşur.

Su Kirliliği

Pestisitler, su kirliliğine yol açan nedenlerden biridir. Ayrıca termik santraller ve gübreler nedeniyle de sular kirlenebilir. Su kirliliğinin çok ciddi zararları vardır. Özellikle insan sağlığı ve hayvan sağlığı açısından suların kirletilmemesi gerekir.

Çevre Kirliliği Nasıl Önlenir?

Çevre kirliliğini önlemek için çok yönlü bir çalışma yapılmalıdır. Geri dönüşüm faaliyetleri, yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaştırılması üzerinde durulması gereken konular arasındadır. Aynı zamanda çocukluk döneminden itibaren çevre bilinci oluşturulması ve yasalarla doğanın korunmasına da önem verilmelidir.

Geri Dönüşümü Yaygınlaştırmak
Geri dönüşüm, doğadaki kirliliğin önlenmesinde önemli bir rol oynar. Yeni ürünler üretirken atık malzemeleri kullanmak; çevreyi korur ve ekonomiye katkıda bulunur. Geri dönüşüm sürecinde ambalaj atıkları, kitaplar, elektronik ürün atıkları kullanılabilir. Örneğin yeni bir kitap basımında eski kitap atıkları değerlendirilebilir. Böylece üretim için yeniden kâğıt harcanmasına gerek kalmaz. Geri dönüşüm; ağaçların daha az kesilmesi, enerji tasarrufu sağlanması yönüyle de faydalıdır.
Geri dönüşüm kutularının bilinçli bir şekilde kullanılması ile geri dönüşüm sürecinde kullanılacak atıklara ulaşabilirsiniz. Kâğıt, plastik, pil gibi farklı atıklar için ayrı gözleri bulunan kutular, iç ve dış alanda kullanıma uygun şekilde tasarlanır. Böylece vatandaşlar, atıklarını ayırarak geri dönüşüm kutularına atar. Sanayide, kamu kurumlarında, ofislerde ve alışveriş merkezlerinde de geri dönüşüm kutularından yararlanabilirsiniz.

Yenilenebilir Enerji Kullanımını Artırmak
Yenilenebilir enerji kullanımının artırılması neticesinde çevrenin korunmasına ciddi anlamda katkı sunulur. Güneş, rüzgâr, jeotermal ve hidrolik enerji gibi yenilenebilir enerji çeşitleri vardır. Aynı zamanda biyokütle enerjisi de yenilenebilir yapıdadır. Organik malzemeler kullanılarak bu enerjinin üretilmesi mümkündür.

Çevre Bilincinin Oluşturulması
Çevre bilincinin oluşturulması, doğanın korunmasına ciddi bir katkı sunar. Özellikle çocukluk döneminden itibaren bu bilincin oluşturulması gerekir. Anaokulu döneminden itibaren okullarda çevre kirliliği anlatılmalıdır. Okul çağındaki çocuklar için ağaç dikme, çöp toplama gibi etkinlikler düzenlenmelidir. İlkokul çağından itibaren doğadaki kirlenmenin önlenmesine yönelik projeler geliştirilebilir.

Çevrenin Hukuki Açıdan Korunması
Çevrenin hukuki açıdan korunması sayesinde kirlilik azaltılabilir Geri dönüşüm kutularının kullanımının zorunlu olması, yerlere çöp atana para cezası kesilmesi gibi düzenlemeler yapılabilir. Aynı zamanda doğanın kirletilmemesi için gerekli tedbirleri almayan sanayi kuruluşları da cezalandırılmalıdır. Cezaların caydırıcı olması sayesinde çevre kirliliği ciddi oranda azalır.
Alınabilecek diğer tedbirler ise şu şekildedir:
• Ağaçlandırma çalışmaları yürütülmeli ormanlar korunmalıdır.
• Tarım alanları amacına uygun bir biçimde kullanılmalıdır.
• Çiftçilerin toprağa zarar veren yöntemleri ve ilaçları kullanmaması konusunda denetimler artırılmalıdır.
• Fosil yakıtlar yerine güneş enerjisi ve doğal gaz gibi yakıtlar kullanılmalıdır.
• Demiryolu taşımacılığı yaygınlaştırılmalıdır.
• Kimyasal maddelerin kozmetik, temizlik ürünlerinde doğru oranlarda kullanılıp kullanılmadığı denetlenmelidir.
• Kanalizasyon suları ve içme sularının kullanım alanlarında birbirine karışması engellenmelidir.
• Tarım ilaçlarının ve zararlı maddelerin suya ulaşması engellenmelidir.
• Erozyona karşı gereken önlemler alınmalıdır.
• Çarpık kentleşmeye izin verilmemelidir.

Bir yanıt yazın